YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE YATAN HASTALARDA İNFLAMATUAR BELİRTEÇLERİN TANI VE PROGNOZDAKİ YERİ

dc.contributor.authorKara, Nagihan
dc.contributor.authorGuzoglu, Nilufer
dc.contributor.authorAliefendioglu, Didem
dc.date.accessioned2026-02-06T17:47:53Z
dc.date.issued2023
dc.departmentDoğu Akdeniz Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Yenidoğan yoğun bakım ünitelerindeki önemli gelişmelere rağmen, sepsis halen önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada yenidoğan sepsisinde C-reaktif protein, prokalsitonin, albümin düzeyleri ile trombosit sayısının kombine kullanımının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Retrospektif olarak yürütülen bu çalışmaya 343 yenidoğan dahil edildi. Gebelik haftası, doğum ağırlığı ve postnatal yaş açısından benzer olan 343 yenidoğan; sepsis, sepsis dışı enfeksiyon ve kontrol grubu olarak üç gruba ayrıldı. Hastaların klinik ve laboratuvar bulguları dosyalarından kaydedilerek değerlendirildi. Bulgular: Gruplar arasında C-reaktif protein, hemoglobin, albümin düzeyleri ve trombosit sayıları ile prokalsitonin düzeyleri açısından anlamlı fark bulundu. C-reaktif protein eşik değeri 10 mg/L için, duyarlılık, özgüllük, pozitif prediktif değerler ve negatif prediktif değerler sırasıyla %86.7, %78, %59 ve %94 idi. Prokalsitonin için eşik değer 1 mg/L olarak alındığında ise, geç sepsiste bu değerler sırasıyla %92.3, %59.2, %42 ve %96 olarak bulundu. Sepsisli grupta, trombositopeninin tek başına duyarlılık ve negatif prediktif değerleri %72.7 ve %91.3 iken, C-reaktif protein ile kombine edildiğinde bu değerler sırasıyla %92.8 ve %98.6’ya yükseldi. Tek başına hipoalbümineminin, duyarlılık ve negatif prediktif değerleri, sırasıyla %96.3 ve %97 iken, C-reaktif protein ile kombine edildiğinde bu değerlerin her ikisinin de %100’e ulaştığı görüldü. Sonuç: Sepsis tanısında trombositopeni, C-reaktif protein düzeyi ile birlikte değerlendirildiğinde yardımcı olabilir. Hipoalbüminemi de, C-reaktif protein düzeyi ile birlikte değerlendirildiğinde çok yüksek bir duyarlılığa ve negatif prediktif değere sahiptir. Sonuç olarak, yenidoğan sepsisinde biyobelirteçlerin kombine kullanımı, tek başına kullanımından daha faydalıdır ve yaygın olarak kullanılan trombosit sayısı ve albümin seviyelerinin biyobelirteçlerle birlikte kullanılması tanının desteklenmesi ve dışlanmasında gücü artırmaktadır.
dc.identifier.doi10.24938/kutfd.1211065
dc.identifier.endpage181
dc.identifier.issn2148-9645
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage176
dc.identifier.trdizinid1200363
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.24938/kutfd.1211065
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1200363
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11129/6627
dc.identifier.volume25
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofKırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260204
dc.subjectProkalsitonin
dc.subjectYenidoğan
dc.subjectC reaktif protein
dc.subjecttrombositopeni
dc.subjecthipoalbuminemi
dc.titleYENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE YATAN HASTALARDA İNFLAMATUAR BELİRTEÇLERİN TANI VE PROGNOZDAKİ YERİ
dc.typeArticle

Files