Eastern Mediterranean University Institutional Repository (EMU i-REP)


We are delighted to have you here. EMU i-REP is your gateway to the rich academic and educational resources produced by our university. Supporting the Open Access movement, we are committed to sharing our research and scholarship as widely as possible. Explore full-text academic research results, educational materials, and more. Designed to inspire, inform, and connect our community and beyond. DSpace@EMU is an integrated information system that can support the monitoring and analysis of research and academic performance at Eastern Mediterranean University.



Recent Submissions

  • Item type:Item,
    Hemşirelik Öğrencilerine Uygulanan Akupresur Terapi Yönteminin Sınav Kaygısı ve Yaşamsal Bulgular Üzerine Etkisi: Randomize Kontrollü Deneysel Bir Çalışma
    (Doğu Akdeniz Üniversitesi, 2024) İşlek, İnsel; Kılıç, Hülya Fırat (Tez Danışmanı); Cevheroğlu, Seda (Eş-Tez Danışmanı)
    Bu araştırma; hemşirelik öğrencilerine uygulanan akupresur terapi yönteminin sınav kaygısı, sistolik ve diyastolik kan basıncı, kalp atım hızı ve arteriyel oksijen satürasyon değeri üzerine etkisini incelemek amacıyla randomize kontrollü deneysel tasarım tipinden planlanmıştır. Araştırmanın evrenini; 2023-2024 akademik yılı güz döneminde Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Esasları dersine kayıtlı 2. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, araştırmaya dahil edilme kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden deney (n=59) ve kontrol (n=59) olmak üzere 118 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler, öğrencilere yönelik bilgileri içeren “Kişisel Bilgi Formu” , “Durumluk Sınav Kaygısı Ölçeği ” ve “Yaşamsal Bulgular Takip Çizelgesi” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde yüzdelik, Pearson ki kare testi ve Fisher kesin ki-kare testi kullanılmıştır. Öğrencilerin 85,6’sının kaygının sınavları olumsuz etkilediğini belirttiği, 24,6’sının yazılı, %58,5’inin uygulama sınavına kendini hazır hissetmediği ve %85,6’sının uygulama sınavının kötü geçmesinden korktuğu belirlenmiştir. Sınav kaygısı ile baş etmede öğrencilerin %27,1’inin nefes egzersizi, %22,9’unun meditasyon yaptığı, %4,2’sinin müzik dinlediği, %8,5’inin diğer bazı yöntemleri uyguladığı saptanırken; %37,3’ünün sınav kaygısını yönetmede hiçbir yöntem uygulamadığı saptanmıştır. Çalışmanın ön test sonuçları incelendiğinde, öğrencilerin orta düzeyde durumluk sınav kaygısına sahip oldukları belirlenmiştir. Hemşirelik öğrencilerinin son test Durumluk Sınav Kaygısı Ölçeği ölçümlerinde ise kontrol grubu öğrencilerinin kaygı düzeylerinde artış görülürken, deney grubu öğrencilerinin genel durumluk sınav kaygı düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Deney grubundaki öğrencilerin son test ölçümlerinde durumluk sınav kaygılarında istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüş olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada deney grubunda sistolik ve diyastolik kan basıncı düşüşünün kontrol grubundan anlamlı düzeyde fazla olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde deney grubunda kalp atım hızı düzeyindeki düşüşün kontrol grubundan anlamlı düzeyde fazla olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak akupresur terapi yöntemi hemşirelik öğrencilerinin sınav kaygısı düzeyini azalttığı görülmüştür. Ayrıca sistolik ve diyastolik kan basıncı ve kalp atım hızını da düşürmede etkisi görülmüştür. Bu noktada öğrencilerin sınav kaygısını azaltmaya yönelik akupresur terapi uygulamanın kullanılması önerilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik Öğrencileri, Akupresur Terapi, Sınav Kaygısı, Yaşamsal Bulgular.
  • Item type:Item,
    Çifte Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi Olarak Arabuluculuk-Tahkim (Med-Arb)
    (Doğu Akdeniz Üniversitesi, 2024) Aran, Hüseyin; Hanağası, Emel (Tez Danışmanı); Alibaba, Arzu (Eş-Tez Danışmanı)
    Artan nüfusa ve kişiler arasında artan etkileşime paralel olarak uyuşmazlık sayılarında artış görülmüş ve devlet yargısının iş yükü artmıştır. Bu gibi nedenlerden ötürü uyuşmazlıkların karara bağlanması bakımından taraflar açısından zaman ve maliyet hususunda devlet yargısı cazip gelmemektedir. Bu bağlamda esas itibarıyla barışçıl ve esnek yöntemler olan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri önem kazanmıştır. Anglo Sakson menşei olan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, farklı hukuk düzenlerinde de uygulama alanı bulmuştur. Bu sistemler devlet yargısıyla rekabet içerisinde olmayıp aksine devlet yargısının da iş yükünü azaltılması için faydalı olabilecek yöntemlerdir. Uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden arabuluculuk ile tahkim bir araya getirilelerek arabuluculuk-tahkim (Med-Arb) yöntemi oluşturulmuştur. Burada ilk olarak arabuluculuğa başvurulmakta, tarafların anlaşamaması halinde ise tahkime geçilmektedir. Çalışmamız içerisinde arabuluculuk-tahkim yöntemini ifade etmek üzere uygulamada yaygın olan Med-Arb terimi kullanılacaktır. Çalışmamız içerisinde başlıca alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri incelenmiş, akabinde ise Med-Arb’ın teorik temelleri hakkında açıklama yapılmıştır. Son olarak ise Med-Arb’ın türleri ve farklı uygulamaları ile Türk hukukundaki uygulaması irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Uyuşmazlık Çözümü, Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri, Med-Arb, Arabuluculuk-Tahkim
  • Item type:Item,
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Yaşayan 6-18 Yaş Grubu Çocuk ve Adölesanın Antropometrik Ölçümlerinin Ulusal Referans Değerlerinin Belirlenmesi
    (Doğu Akdeniz Üniversitesi, 2023) Türkay, Ezgi; Kabaran, Seray (Tez Danışmanı)
    Bu araştırma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yaşayan 6-18 yaş grubu çocuk ve adölesanın antropometrik ölçümlerinin ulusal referans değerlerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmaya 6 farklı ilçede eğitim öğretim gören toplamda 1424 (711 erkek, 713 kız) çocuk ve adölesan dahil edilmiştir. Öğrencilerin antropometrik ölçümleri (vücut ağırlığı, boy uzunluğu, boyun çevresi, bel çevresi, kalça çevresi, bilek çevresi, üst orta kol çevresi, uyluk çevresi, triseps-subskapular deri kıvrım kalınları) usulüne uygun şekilde alınmıştır. Beden kütle indeksi (BKİ) ve vücut yağ oranları hesaplanmıştır. Antropometrik ölçümlerim ulusal referans değerleri, ölçümlerin dağılımında oluşabilecek çarpıklıklarla ilgilenen ve büyüme merkezli standartların normalleştirilerek elde edilmesini sağlayan bir yöntem olan LMS (L; çarpıkık, M; ortanca, S; varyasyon katsayısı) metodu kullanılarak hesaplanmıştır. Buna göre yaşa ve cinsiyete göre 1., 3., 5., 15., 25., 50., 75., 85., 95., 97., ve 99. persentil değerleri hesaplanmış ve persentil eğrileri oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda yaşa göre değerlendirme yapıldığında sırasıyla 6-18 yaş aralığı için 50. persentil boy uzunluğu değerleri erkeklerde 120,0-176,0 cm, kızlarda ise 119,0-163,1 cm arasında değişmektedir. Yaşa göre sırasıyla, vücut ağırlığı 50. persentil değerleri erkeklerde 22,8-70,0 kg, kızlarda ise 22,5-57,2 kg arasında değişmektedir. Yaşa göre BKİ değerleri ise erkeklerde 16,0-23,1 kg/m2 , kızlarda 16,0-20,7 kg/m2 arasında değişmektedir. Çalışma sonucunda elde edilen yaşa göre boy ve yaşa göre BKİ değerleri uluslararası referanslar ile karşılaştırıldığında KKTC’de elde edilen bazı antropometrik sonuçların daha yüksek değerlere sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışma KKTC’de yaşayan çocuk ve adölesanların antropometrik ölçümlerinin referans değerlerinin belirlendiği ilk çalışmadır. Çocuk ve adölesanların büyüme ve gelişmelerinin izlenmesinde, epidemiyolojik çalışmalarda ve klinik değerlendirmelerde kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: persentil, büyüme eğrisi, çocuk ve adölesan, antropometri
  • Item type:Item,
    Konfeksiyon Mağazalarında Kullanılan Yapay Aydınlatma Yöntemlerinin Analizine Yönelik Metodolojik Bir Yaklaşım: Gazimağusa Salamis Yolu Örneği
    (Doğu Akdeniz Üniversitesi, 2023) Ergür, Berkay; Güley, Kamil (Tez Danışmanı)
    Günümüz mağazaları, artık insanların yalnızca alışveriş yapmak için gittikleri mekânlar olmaktan çıkarak eğlenme, stres atma, sosyalleşme gibi kendilerini ödüllendirdikleri yerler haline dönüşmüştür. Yaşanan bu değişimlere bağlı olarak, mağazacılık sektörünün hemen hemen her gün gelişmesi, sayılarının artması, piyasadaki rekabetin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu yarışta, müşteriye konforlu bir alışveriş ortamı sunabilmek ve iyi bir mağaza atmosferi yaratmak önemli bir hale gelmiştir. Aydınlatma unsuru, insan psikolojisi ve duygu durumu üzerinde etkili olmasından kaynaklı bu bağlamda etkili bir araçtır. Bu çalışmada, mağaza alt fonksiyonlarına göre en uygun aydınlatmanın belirlenmesi ve müşterilere daha konforlu bir alışveriş ortamının sağlanması, çalışmanın ana amacıdır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan literatür araştırmalarının, birinci bölümünde mağaza kavramı ve tarihsel sürecinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde konfeksiyon mağazaları hakkında genel bilgi verilmiş ve mağazaların alt fonksiyonları irdelenmiştir. Üçüncü bölümde ise aydınlatma kavramı, teknikleri, kaynakları ve armatür seçimlerinin, mağaza iç mekân kullanımlarına yönelik tartışmaları yer almaktadır. Bunun sonucunda, çalışmanın ikince ve üçüncü bölümüne dayanan, beş adımlı metodolojik bir yaklaşım modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen bu modele göre görsel analiz tablosu oluşturulmuştur. Konfeksiyon mağazaları üzerinde, analiz edilen bulgular, tablolara işaretlenmiştir. Çalışma alanı olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inde bulunan Gazimağusa Kenti’nin en işlek ve mağaza yoğunluğunun en fazla olduğu Salamis Yolu seçilmiştir. Bu çalışma, bahsedilen aks üzerinde yer alan toplam 31 konfeksiyon mağaza örneği ile sınırlandırılmıştır. Analizlerde elde edilen sonuçlar göre, konfeksiyon mağazalarının alt fonksiyonlarında en çok tercih edilen yapay aydınlatmanın hangileri olduğu belirlemiştir. Çalışmanın sonucunda, yapılan gözlem ve bulgular ele alınmış ve Salamis caddesi üzerinde yeni tasarlanacak olan mağazaların iç mekân fonksiyonlarına göre aydınlatma önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mağaza, Konfeksiyon Mağazaları, Konfeksiyon Mağazalarında Aydınlatma, Yapay Aydınlatma Etkisi, Salamis Yolu / Gazimağusa
  • Item type:Item,
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde İlkokul Sınıf Öğretmenlerinin ve Akademisyenlerin Türkçe Dil Bilgisi Öğretimi ile İlgili Görüşleri
    (Doğu Akdeniz Üniversitesi, 2023) Hoşsöz, Funda; Pehlivan, Ahmet (Tez Danışmanı); Zeki, Canan Perkan (Eş-Tez Danışmanı)
    Bu çalışmanın amacı, KKTC ilkokullarında dil bilgisi öğretimi ile ilgili sınıf öğretmenleri ve Türkçe öğretimi uzmanlarının (akademisyenlerin) görüşlerini almaktır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim kullanılmıştır. Çalışmanın inandırıcılığını artırmak amacıyla veri toplama sürecinde yöntem çeşitlemesi, verilerin analizi sürecinde ise araştırmacı çeşitlemesi kullanılmıştır. Çalışmanın 6 araştırma sorusuna veri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme ve odak grup görüşmesi yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bu amaçla, ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 27 sınıf öğretmeni ve 6 akademisyenle önce bireysel görüşmeler yapılmış ardından, öğretmenlerle ve akademisyenlerle ayrı ayrı oluşturulan 3 öğretmen ve 1 akademisyen odak grup görüşmeleri ile veri toplanmaya devam edilmiştir. Elde edilen verilerin betimsel analizi, araştırmacı ve tez danışmanları tarafından ayrı ayrı yapılarak sonuçlar karşılaştırılmış ve ortak sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada, öğretmen ve akademisyenlerin bazı konularda aynı bazı konularda farklı düşündükleri görülmüştür. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin, dilde doğruluğu sağlamak, akademisyenlerin ise dil becerilerini geliştirmek için dil bilgisi öğretimini gerekli buldukları saptanmıştır. Bu nedenle öğretmenlerin, doğru kullanımı sağlayacak, akademisyenlerin ise dil becerilerini etkili kullanmayı sağlayacak konuların öğretilmesini gerekli gördükleri anlaşılmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin yarısının dil bilgisinin dil becerileriyle ilişkilendirerek öğretilmesi gerektiğini belirttiği, diğer yarısının ise ayrı bir ders olarak işlenmesi gerektiğini düşündüğü görülmüştür. Buna rağmen, çalışmaya katılan hemen hemen tüm öğretmenlerin dil bilgisini ayrı bir ders olarak işlediği anlaşılmıştır. Öğretmen ve akademisyenlerin, bölgesel dil türlerinin farkında oldukları saptanmıştır. Özellikle Kıbrıs Türk ağzına önem verdikleri ve kültürümüzün devamı için öğretilmesi gerektiğini düşündükleri anlaşılmıştır. Öğrencilerin bazı dil bilgisi konularını öğrenmekte zorlandıkları ancak bunun genellikle öğretmenlerin kullandığı öğretim yönteminden kaynaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmaya katılan çoğu öğretmenin geleneksel yollarla (çoğunlukla anlatım ve soru-cevap) öğretim yaptığı ve çoğunlukla çoktan seçmeli sorularla ölçme-değerlendirme yaptıkları görülmüştür. Akademisyenlerin ise dil bilgisini, dil becerileriyle ilişkilendirerek öğretmek ve dil becerileri içinde değerlendirmek gerektiğini belirttikleri görülmüştür. Çalışmada dil bilgisi öğretiminde, programdan, öğretim yöntemlerinden ve KKTC Millî Eğitim Bakanlığından kaynaklı bazı sorunlar yaşandığı sonucuna varılmıştır. Çalışma sonunda öğretmen ve akademisyenler, dil bilgisi öğretiminde yaşanan sorunların çözümü için Eğitim Bakanlığı, öğretmen ve ailelere çeşitli önerilerde bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: dil bilgisi öğretimi, ilkokul, sınıf öğretmeni, akademisyen