Tip 2 Diyabet Tedavisinde Yaşam Tarzı Değişikliği - Beslenme ve Fiziksel Aktivite
Date
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Access Rights
Abstract
Diabetes mellitus ve onunla aynı risk etmenlerini paylaşan bazı kronik hastalıklar, global bir sağlık sorunu haline gelmiştir.Diyabet tedavisinde, hasta eğitimi, tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz çok önemli olup, yaşam tarzı değişikliği son yıllardaüzerinde çok fazla durulan bir konu olarak dikkati çekmektedir. Yalnızca sağlıklı yaşam tarzı değişikliği ile diyabetin %44-58 oranında önlenebileceği veya geciktirilebileceği belirtilmiştir. Amerikan Diyabet Birliği (ADA) beslenme açısından yaşamtarzı değişikliği için: (1) düşük glisemik indeksli karbonhidrat kaynaklarının tüketilmesini (130 g/gün’ün altında olmayacakşekilde) ve (2) diyet yağının azaltılmasını (enerjinin %7’sinin altında doymuş yağ alımı, en düşük düzeyde trans yağ alımı,<200 mg/gün kolesterol alımı), ayrıca derisiz tavuk, hindi, balık ve az yağlı süt ürünleri gibi protein kaynaklarının tercihedilmesini önermiştir. Beslenme programında diyetteki posa miktarının her 1000 kkal için 14 g olması gerektiği vurgulanmış,sodyum ve alkol alımının sınırlandırılmasının, sebze, meyve ve yağı azaltılmış süt ürünleri tüketiminin arttırılmasınınolumlu etkileri olduğu belirtilmiştir. Yaşam tarzı değişikliği içerisinde köşe taşı olan bir diğer konu ise egzersizdir. Diyabetlibireyler için egzersiz planlanırken, bireysel özellikler göz önünde bulundurulmalıdır. Egzersiz programının türü ve şiddetiher hastaya göre farklılık göstermekle birlikte, ideal bir egzersiz programının haftada en az 150 dakika orta şiddetteaktivite içermesi gerektiği önerilmiştir. Yine ADA’nın rehberleri doğrultusunda, aerobik egzersizle birlikte yapılan dirençegzersizlerinin (haftada 2 kez, 2-4 set ve 8-10 tekrar) de kan glukoz regülasyonu üzerinde oldukça etkili olduğu ve kanglukozunu düşürmede önemli bir etmen olduğu bildirilmiştir. Diyabet hastalarının primer tedavisinde uygun bir beslenmedüzeni ve buna eşlik eden bir egzersiz programının, tedavinin başarısını arttıracağı unutulmamalıdır










